OBEZİTE, BİR DAVRANIŞ BOZUKLUĞUDUR
Obezite operasyonu geçiren hastanın, yeme alışkanlıklarını sürdürmesi hâlinde tekrar eski kilosuna gelebileceği hatta daha fazlasını da alabileceği unutulmamalıdır.

Obezite, aslında yeme bozukluğu hastalığı olarak tanımlanan bir davranış bozukluğudur. Burada en önemli nokta, kişinin ameliyat sonrasında eski hâline dönebilme ihtimalidir. Çünkü obezite cerrahisinin direkt amacı kilo kaybını sağlamaktır. Dolayısıyla operasyon geçiren hastanın, eğer yaşam tarzını değiştirmez ve bağımlılığa neden olmuş yeme alışkanlıklarından kurtulmaz ise tekrar eski kilosuna gelebileceği hatta daha fazlasını da alabileceği unutulmamalıdır.

YOL HARiTASI KiŞiNiN SAĞLIK DURUMUNA GÖRE BELiRLENiR

Hastanemize başvuran hastalarımızda aradığımız başlıca kriter, kişinin daha önce hekim ya da diyetisyen kontrolünde diyet denemeleri yapmış olmasıdır. Eğer diyet uygulamasına rağmen kişi kilo verememiş ve artık kiloya bağlı bazı hastalıklar meydana gelmiş ise bu durumda cerrahi müdahale kaçınılmazdır; ancak bu tek kriter değildir. Unutulmaması gereken husus; kişi ileri derece obez olmasa bile diyabet, hipertansiyon ve uyku apnesi gibi metabolik sendrom bileşenleri ile Doç. Dr. Bora Koç Nişantaşı Hastanesi - Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı karşı karşıya kalmışsa bu durumda metabolik cerrahiden söz edilir. Cerrahi operasyon yapılmasına dair karar alındıktan sonra kişinin sağlık durumuna göre bir yol haritası belirlenir. Çünkü operasyon öncesinde kişinin yandaş hastalıkları da göz önünde bulundurulmak zorundadır. Örneğin; ana sorunun kilo olduğu durumlarda yeme bozukluğu tipi de göz önüne alınarak hastaya uygun cerrahi yöntem seçilir. Eğer hastada kilo ve beraberinde diyabet varsa uzun dönemde başarıyı sağlamak için metabolik cerrahi yöntemleri tercih edilmelidir.

OBEZİTE, BİR DAVRANIŞ BOZUKLUĞUDUR  - SAĞLIK - Mono – Ortadoğu Holding Kurumsal İletişim MecrasıREVİZYON AMELİYATLARI HANGİ DURUMLARDA GEREKİYOR?

Hastalar arasında revizyon ameliyatı olarak ifade edilen uygulamalar, aslında bir ameliyat yöntemi değildir. Revizyon ameliyatı, kişinin geçirdiği operasyonun başarılı olmaması durumunda ameliyatın başka bir operasyon yöntemi ile tekrar edilmesi işlemidir. Ayrıca ilk seçilen ameliyat yöntemine bağlı olarak gelişen bir olumsuzluğun düzeltilmesinde ya da hastanın verdiği kilonun yüzde 30’dan fazlasını geri aldığı noktalarda revizyon cerrahisi tercih edilebilir. Ameliyat sonrası süreçte hedeflenen kiloya ulaşılamayabilir. Bu, seçilen yöntemin hastaya uygun olmayışından kaynaklanabileceği gibi hastanın ameliyat sonrası beslenme alışkanlıklarını değiştirememesi nedeniyle de olabilir. Bu durumda beslenme programı değişikliği ile süreç devam etmezse revizyon cerrahisi düşünülebilir. Ameliyat sonrası vücutta yaşanan değişimleri belirli periyotlar hâlinde anlatmak gerekirse, önce hastayı operasyon sonrası nasıl bir sürecin beklediğine değinmekte fayda var. Ameliyat sonrası sürecin duygusal olarak çok karmaşık bir psikolojiye yol açtığını söyleyebilirim. Bu açıdan hastanın söz konusu döneme ruhen hazır olması gerekir. Aksi takdirde kişi, ciddi pişmanlıklar yaşayacaktır. Her ne kadar gerçeği yansıtmasa da toplumun genelinde oluşan algı, kişinin psikolojisi üzerinde belli başlı etkiler meydana getirecektir. Ameliyattan sonra hastaların yaşadığı veya yaşaması muhtemel problemler, obezite ameliyatı ile ilişkilendirileceği için sorun daha da karmaşık hâle gelebilir. Bununla beraber hastaların hayatta en çok zevk aldığı yemek yeme eyleminin yapılamaması da tahammülsüzlük duygusunun artmasına yol açabilir. Tam da bu noktada Nişantaşı Hastanesi olarak ameliyatın etkilerini en verimli şekilde gösterebilmesi ve hastaların mevcut metabolik veya psikolojik problemlerini atlatabilmesi için operasyon sonrasında hastalara en az iki yıl boyunca hekim kontrolünün yanı sıra psikolog ve diyetisyen danışmanlığını da zorunlu tutuyoruz. Aksi takdirde bazı yanlış uygulamalar söz konusu olabiliyor. Buna şu şekilde örnek verilebilir: Hastalar, ameliyatın bir yıl sonrasında mide büyüklüklerinin tekrar eski hâline gelmeye başlaması üzerine mide resetleme gibi yöntemlere başvurabiliyor. Buradaki tutum, kişinin kendisine belirli bir süre için ceza verip yemekten uzaklaşması olarak açıklanabilir. Hâlbuki literatürde “mide resetleme” gibi bir yöntem mevcut değildir. Burada resetlenmesi gereken şey aslında kişinin davranışlarıdır. Evet, bu sürede kilo kaybı verimli olur; ama unutulmaması gereken, bu durumun geçici olduğudur ve kalıcılığı da çok zordur. Ayrıca şunu da belirtmek isterim ki midenin kas tabakası, özelliği itibarıyla ameliyattan hemen sonraki hâline geri döndürülemez. Beslenme ile birlikte midenin büyüme eğilimi devam edecektir. Ancak önemli olan, mide büyüklüğünün kontrol altında tutulması ve alınan kalorilerin günlük harcanana oranla daha az olmasına özen gösterilmesidir.