Uluslararası Ticarette Stratejik Sektör: LOJİSTİK
Lojistik, günümüzde ülke ekonomilerini yönlendiren ve küresel seyri belirleyen uluslararası ticarette kilit önem taşıyor

Lojistikte teknoloji kullanımı; tedarik zinciri içindeki tüm ürün ve süreçlerin, ortak bir ağa bağlanmak koşuluyla birbiri ile entegrasyonunu ifade ediyor

Türkiye, üç kıtanın bağlantı noktası olması, etrafını çevreleyen denizler ve limanları yönüyle lojistik sektörü açısından stratejik bir konum arz ediyor

Faaliyetlerine 1981 yılında inşaat ve lojistik alanlarında başlayan Ortadoğu Grup, Türkiye ekonomisine katma değer sağlayan lokomotif sektörlerde adından söz ettiriyor

Dünyada ticaretin başlangıcı, iklime ve doğal kaynaklara göre üretimin çeşitliliği kadar eskilere dayanmaktadır. Kara ticaret yolları, kervanlar veya denizaşırı güzergâhlar; tarihte stratejik noktaların oluşmasını hatta ve hatta ülkelerarası anlaşma ya da çatışmaları da beraberinde getirecek kadar öneme sahip olmuştur. Dünyada üretimle birlikte altyapının gelişmesi, bir ürünün ham madde aşamasından tüketim aşamasına kadar olan nakliye, depolama, gümrükleme, ambalajlama ve dağıtım gibi tüm süreçlerini kapsayan lojistiğin evrimini de yönlendirmiştir. İpek Yolu, Baharat Yolu, yük hayvanları, gemilerin alabildiğince yüklenme, bireyler arası taşıma akitleri, ulaşımın mevcut yol koşullarına göre belirsizliği ya da kayıp riskinin yerini artık tüm sürecin teknolojik gelişmeler doğrultusunda planlandığı, verilerin güncellendiği, ürünlerin denetlendiği ve garanti altına alındığı lojistik uygulamalar almıştır.

Lojistik; en genel çerçevesiyle bilinen taşımacılıktan çok daha fazlasını, geniş bir tedarik zinciri yönetimini ifade ediyor. Hedef noktaya ulaştırılacak ürünün nakliye, depolama, gümrükleme, ambalajlama ve dağıtım gibi tüm işlemlerini kapsayan lojistik; söz konusu ürünü doğru kalitede, doğru miktarda, doğru güzergâhta ve doğru zamanda doğru noktaya, uygun fiyat aralığında sağlamak anlamlarına geliyor. Dünyanın en kapsamlı lojistik kuruluşu olan Tedarik Zinciri Yönetimi Profesyonelleri Konseyi (Council of Supply Chain Management Professionals, CSCMP) ise lojistiği “Müşterinin ihtiyaçları doğrultusunda hizmetler de dâhil olmak üzere tüm ürünlerin ve ilgili bilgilerin çıkış noktasından varış noktasına kadar etkili ve verimli bir biçimde taşınması ve depolanması için gerekli prosedürleri planlama, uygulama ve denetleme sürecidir.” şeklinde tanımlıyor.
Tarihî gelişimi ve çeşitli tanımlamalarından hareketle lojistik, günümüzde ülke ekonomilerini yönlendiren ve küresel seyri belirleyen uluslararası ticarette kilit öneme sahip. Lojistik, en geniş alanı olarak ithalat-ihracat başta olmak üzere büyük ölçekli perakendecilik (süpermarket ve hipermarketler) ve elektronik ticaretle de birlikte önemini dünya çapında artırıyor.

Lojistikte Dijital DönüşümUluslararası Ticarette Stratejik Sektör: LOJİSTİK - LOJİSTİK - Mono – Ortadoğu Holding Kurumsal İletişim Mecrası

Uzun yıllar boyunca endüstri toplumu olarak ifade edilen sosyoekonomik ekosistem, günümüzde yerini “bilgi toplumu”na bıraktı. Ancak teknolojinin gelişimi ve üretimde otomasyonun insan gücünün ötesine geçmesi, ülkelerin geçim ve kalkınması için en önemli faktörün hâlâ endüstri olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Öyle ki bilgisayar teknolojilerinin ve akıllı sistemlerin kullanımını ifade eden kavram, literatürde yine “Endüstri 4.0” adıyla yer alıyor. Bu nedenle “bilgi toplumu” adlandırmasının temelini oluşturan ve her alanda yaşanan dijital devrim, ilk olarak global ekonomik sistemlerin dinamosu olan endüstride gerçekleşiyor. Ülkelerin, yurt içi tüketimine yönelik üretimlerinin yanı sıra dış ticaret maksatlı üretimleri söz konusu olduğunda ise lojistik ve lojistik teknolojileri devreye giriyor.
Bir ürünün ilk üreticisinden son tüketicisine ulaşıncaya kadar olan tüm tedarik sürecinin sistematik bir şekilde yönetilmesi anlamına gelen lojistikte teknoloji kullanımı; tedarik zinciri içindeki tüm ürün ve süreçlerin, ortak bir ağa bağlanmak koşuluyla birbiri ile entegrasyonunu ifade ediyor.

4. Sanayi Devrimi olarak adlandırılan dönüm noktasının ana hatlarını tedarik zinciri aracılığı ile oluşturulan yatay entegrasyon, tüm tedarik zincirinde uçtan uca gerçekleştirilmiş mühendislik ürünü dijital entegrasyon, dikey entegrasyon ve ağ üretim sistemleri oluşturuyor. Mevzubahis tüm bu entegrasyon çalışmaları ve iş bütünü; siber fiziksel sistemler ile birbirine bağlanarak nesnelerin internetini oluşturuyor. Peki, tüm bu gelişmelerin lojistik sektörüne etkileri ne şekilde oluyor? Siber sistemlerle birlikte elbette makinelerin de gelişimiyle lojistik firmaları; daha önce ulaşımın imkânsız görüldüğü bölgelere insansız hava araçlarıyla teslimat, yeşil lojistik uygulamaları olarak adlandırılan çevre dostu tedarik kanalları, araç takip ve bildirim sistemleri, coğrafi bilgi sistemleri, depo yönetimi, otomatik tanımlama ve veri toplama, bulut sistemleri, radyo frekanslı tanımlama, barkod ve QR kod sistemleri ve lojistik yazılımları gibi ileri teknolojik işlemlerle değişime ayak uyduruyor. Bu sayede operasyon, ürün sahibi veya üstlenici işletmelerin asıl iş hedeflerinde herhangi bir sapma yaşamadan ve iş süreçlerini aksatmadan gerçekleşebiliyor.

Sektörlere ve ürün türüne göre çeşitlense de ortalama olarak bir ürünün satış fiyatının yüzde 4 ile 20‘sini lojistik giderleri oluşturuyor. Dünya genelinde ekonomiyi büyük ölçüde etkileyen ve küresel ticaret hacminin genişlemesinde en büyük etkiye sahip olan teknolojideki gelişim, tüm sektörler genelinde lojistiğin önemini de artırıyor. Bu nedenle artık ileri teknolojik çözümleri içeren ve operasyonun tamamını üstlenen dördüncü parti lojistik (4PL) hizmetleri; bir şirketin ürün yönetimini veya dağıtımını genel itibarıyla kısmen karşılayan, geleneksel üçüncü parti lojistik (3PL) hizmetlerinin yerini almaya başlıyor.

Türkiye, Lojistikte Stratejik Öneme Sahip

Türkiye, üç kıtanın bağlantı noktası olması, etrafını çevreleyen denizler ve limanları yönüyle lojistik sektörü açısından stratejik bir konum arz ediyor. Yüzyıllardır geçerliliğini koruyan köprü ve istasyon özelliklerinin yanı sıra Türkiye, toplam 1,6 milyar insanın yaşadığı 56 ülkeye yalnızca dört saatlik uçuş mesafesinde bulunuyor. Bununla beraber Türkiye, teknolojiye yüksek uyum sağlama oranı ile ülkede lojistik sektörünün gelişimine katkıda bulunuyor.
Türkiye’nin lojistik sektörü açısından bir diğer avantajı ise çokuluslu lojistik şirketlerin yerel şirketlere teknik bilgi kazandırıyor olması. Bu nedenle Türkiye, bu avantajları itibarıyla birçok otorite tarafındanUluslararası Ticarette Stratejik Sektör: LOJİSTİK - LOJİSTİK - Mono – Ortadoğu Holding Kurumsal İletişim Mecrası dünyanın lojistik üssü olma potansiyeliyle anılıyor. Ancak bunun gerçekleşmesi için ülkemizde fiziksel ve kurumsal altyapı alanlarında sistematik iyileştirmeler yapılması gerekiyor. Ayrıca sektörde kayıt dışı şirketlerin varlığı rekabeti olumsuz etkilerken rekabetin, fiyat odaklı olmasının yüksek kalite hizmet sunmaya çalışan firmaları finansal yönden zorlaması da sektörü etkiliyor. Büyük çaplı yatırım gereksinimi ise sektörün potansiyelini aşağı çeken bir diğer faktör olarak karşımıza çıkıyor.
Küresel ekonomik pazar, günümüzde 16 trilyon dolarlık ticaret hacmine sahip ve bu rakamın yüzde 40’ına tekabül eden 6,4 trilyon dolarını lojistik hacim oluşturuyor. Ülkemiz, bu toplam tutar içerisinde 50-60 milyar dolarlık bir lojistik kapasiteye sahip olmasına rağmen Türkiye’de bu rakam, 6-8 milyar dolar civarında seyrediyor. Dünya Bankası tarafından her yıl ülkelerin lojistik performanslarının incelendiği ve 155 ülke bazında kıyaslamaların bulunduğu “The Logistics Performance Index (LPI)” raporu yayınlanıyor. Ülkelerin bu alanda bir değerlendirmeye tabi tutulmasının sektörel hedefler oluşturma noktasında faydaları bulunuyor. Ancak yıldan yıla yayınlanan bu LPI endekslerine göre Türkiye, coğrafi konum avantajıyla ters orantılı bir sıralamada yer alıyor. Tüm bunların aşılması ve bu alanda verilecek teşviklerle Türkiye, lojistik sektöründe kat edeceği gelişimin yanı sıra dış ticaret kapasitesini de artırabilecektir.

LOJİSTİKTE 37 YILLIK DENEYİM: ORTADOĞU GRUP

Faaliyetlerine 1981 yılında inşaat ve lojistik alanlarında başlayan Ortadoğu Grup, Türkiye ekonomisine katma değer sağlayan lokomotif sektörlerde adından söz ettiriyor. Bugün enerji, turizm, sağlık, gıda, çevre teknolojileri, inşaat, dış ticaret ve lojistik sektörlerinde faaliyet gösteren Ortadoğu Grup hem Türkiye hem dünya çapında ses getiren pek çok başarılı yatırım ve projeye imza atıyor. 

Ortadoğu Grup’un faaliyetlerinin başlangıç sektörlerinden olan Lojistik Grubu; Avrupa, Türkî Cumhuriyetler ve Orta Doğu ülkelerinde özmalUluslararası Ticarette Stratejik Sektör: LOJİSTİK - LOJİSTİK - Mono – Ortadoğu Holding Kurumsal İletişim Mecrası araç filosu ile komple taşımacılık, parsiyel taşımacılık (parça eşya taşımacılığı), tehlikeli madde (ADR) yük taşımacılığı, özel taşımalar, proje taşımacılığı, gümrükleme, depolama, sigorta ve danışmanlık hizmetleri veriyor.

Ortadoğu Lojistik Grubu, 2002 yılında Türkî Cumhuriyetleri ile ülkemiz ticaretindeki gelişmelere bağlı olarak bu alanda da yatırımlarını yaptı ve yapmaya devam ediyor. Özbekistan’ın en büyük taşımacılık şirketi olan Central Asia Trans ile 2002 yılında ortaklığa imza atan Ortadoğu Lojistik Grup, gücünü ve kapasitesini giderek artırıyor. Kurulduğu tarih olan 1981 yılından günümüze kara taşımacılığını sürdüren Ortadoğu Grup; ülkemiz ihracat ve ithalatçısının faaliyetlerine destek olup deneyimini; teknoloji, nitelikli iş gücü ve bilgisi ile birleştirerek ülke ekonomisine katkıda bulunma hedefiyle faaliyetlerini sürdürüyor.

ORTADOĞU LOJİSTİK GRUBU’NUN FAALİYET ALANLARI

Uluslararası Kara Nakliyesi
Komple Taşımacılık
Parsiyel Taşımacılık
Tehlikeli Madde (ADR) Yük Taşımacılığı
Özel Taşımalar
Proje Taşımacılığı
Gümrükleme
Depolama