SÜPER KADIN SENDROMUNA DİKKAT!
Uzmanlar, mükemmel olmak adına aşırı gayret içerisinde olan kadınların, zaman içerisinde depresyon, panik atak ve kaygı bozuklukları ile karşılaşabileceklerini söylüyor.

Modern yaşam ve değişen toplum normlarıyla birlikte artık sosyal hayatın merkezinde yer alan kadınlar olarak hayatınızın her alanındaki tüm sorunları halletmeyi kendinize görev addedip bir yandan da toplumun sizden beklentilerini karşılama gayreti içindeyseniz, siz de “süper kadın sendromu” yaşıyor olabilirsiniz.

Hayatımıza dâhil olan yeniliklerle beraber yaşam şartlarında, dolayısıyla toplum yapılarında birtakım değişimler yaşanıyor. Bu değişime istinaden toplumun bir parçası olan kadınların da sosyal ve mesleki rutin içerisinde üstlendiği rollerde çeşitli farklılaşmaların meydana gelmesi, elbette kaçılmaz oluyor. Artık kadınlar bir yandan eşi, çocuğu ve eviyle ilgilenirken bir yandan kariyer hedeflerini gerçekleştirmek maksadıyla çalışıyor. Süper kadın sendromu, genellikle bu şekilde çalışan, evli ve çocuk sahibi kişilerde görülüyor. Kadınlar hem iyi bir anne hem iyi bir eş hem iyi bir iş insanı olmak isterken aynı zamanda kaliteli bir sosyal hayat yaşamak istiyor. Bu doğrultuda hayatlarının her alanında mükemmel olmak için sarf ettikleri çaba, onları fiziksel ve ruhsal açıdan yıpratıyor. Bulundukları konumda en iyi olmak adına kendi içlerinde yaşadıkları mücadele, süper kadınları fazlasıyla yoruyor. Bu durum; yataktan yorgun kalkmalarına, gergin ruh hâline veya uykusuz kalmalarına sebebiyet veriyor. Bu gibi durumlar neticesinde, söz konusu kişilerin yaşam kalitelerinde de düşüş meydana geliyor. Önlem alınmadığı takdirde de bu sorunlar giderek kontrol edilemez bir hâl alıyor.

Uzmanlar, mükemmel olmak adına aşırı gayret içerisinde olan kadınların zaman içerisinde depresyon, panik atak ve kaygı bozuklukları ile karşılaşabileceklerini söylüyor. Kişi sadece kendine zarar vermekle kalmıyor, aynı zamanda etrafındaki insanlarla olan iletişimine de zarar veriyor. Çünkü bu kişiler, mükemmeli gerçekleştirmeye çalışırken agresif ve sert tavırlar sergileyebiliyor. Ayrıca mükemmeliyet duygusuna sahip kadın bireyler her daim eşini, çocuğunu ve iş yerindeki çalışma arkadaşlarını baskı altında tutma ve onları yönlendirme gayreti içerisinde olabiliyor. Bu da genel anlamda kişinin diğer insanlarla olan iletişiminin giderek bozulmasına yol açıyor. Çünkü birey; farkında olmadan sürekli koşuşturan, eleştiren ve katı kurallar koyan kişi pozisyonuna geliyor.
Süper kadın, hayatının tüm alanlarında başarılı olmak için çabalıyor ve tüm sorumlulukları kusursuz olarak yerine getirmeye gayret ediyor. Herhangi bir konuda yaşadığı başarısızlık da kendisini yetersiz hissetmesine neden oluyor. Öte yandan sürekli her sorumluluğunu en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştığından, kendi ile ilgili konuları sürekli ertelemek durumunda kalıyor. En önemlisi de kendi sağlığını ihmal ediyor. Bu durumlar da kadınların katedilmesi zor birtakım ruhsal veya bedensel problemler yaşamasını tetikliyor.

Süper Kadın Sendromuna Yakalandım, Ne Yapmalıyım?

Süper kadın sendromuna yakalanan kişilerin, tüm insanların kusurları olabileceğini akıllarından çıkarmamaları gerekir. Başta kendileri olmak üzere herkesin eylemlerinde bazı hataların olabileceğini kabul etmeliler. Bu tanıya uyan kadın bireyler, dört dörtlük olmak ve başkaları için yaşamak yerine kendi mutluluklarına odaklanmalı ve öncelikle bunun için çaba göstermeliler. Önemli olan; tüm sorumluluğu tek başına üstlenmek değil, sorumlulukları ve hayatı doğru bir şekilde paylaşabilmektir. Bu nedenle söz konusu bireyler, ihtiyaç duyduğunda çevresindeki insanlardan yardım isteyebilmeliler. Kendilerine sürekli ulaşılması zor hedefler koymaktan vazgeçmeliler. İnsanların her zaman başarıya ulaşamayacaklarının da farkında olmalarında fayda var. Çünkü unutmamamız gerekir ki günümüz koşullarında bizlere biçilen ağır sorumluluklarımız bizi beklese de ve potansiyelimizi önce kendimize kanıtlamamız gerekse de hayatımızın her alanında mükemmel olamayız.