YAŞAMIN KAYNAĞINI DÖNÜŞTÜRMEK: ATIK SU ARITIMI VE GERİ KAZANIMI
Evsel ve endüstriyel atıklar nedeniyle mevcut su kaynaklarımızın her geçen gün daha fazla kirlenmesi, arıtma ve geri dönüşümün önemini bizlere bir kez daha anımsatıyor

Vücudumuzun ve organlarımızın büyük bölümünü meydana getiren su, yaşamımızı sorunsuz bir şekilde devam ettirebilmemiz adına hayli önemli. Gün içinde ihtiyaç duyduğumuz miktardan daha az su tükettiğimizde konsantre olmamız güçleşiyor, sindirim sistemimiz zayıflıyor. İleri aşamalarda ise bu durum aşırı yorgunluğa ve böbrek yetmezliğine neden olurken hayatımızı bile tehdit edebiliyor. Üstelik zaman içinde vücudumuzda biriken zararlı maddelerin atılması, oksijen ve besinlerin sorunsuz şekilde hücrelerimize taşınması veya vücut sıcaklığının dengelenmesinde suyun rolü tartışılmaz. Tüm bunları göz önüne aldığımızda, bebeklikten yaşlılığa kadar hayatımızın her evresinde suya muhtacız diyebiliriz. Ancak biz ne kadar farkına varmasak da mevcut kaynaklarımız sürekli kirleniyor. Özellikle dünya genelinde artan nüfusa bağlı olarak sahip olduğumuz suyu korumak ve geri dönüşüm yoluyla kazanmak giderek daha zor hâle geliyor.

SINIRLI KAYNAKLARA ÇÖZÜM ARAYIŞI

 Suyun arıtılarak tekrardan kazandırılması, gitgide azalan mevcut kaynaklarımızın korunması ve geleceğe aktarılması adına önem taşıyor. Dünya nüfusu her geçen gün büyük bir hızla artıyor. Buna bağlı olarak toplam su tüketim oranı giderek yükseliyor. Ancak hemen her alanda olduğu gibi su konusunda da gezegenimizin kaynakları sınırlı. Eğer gelecekte susuz kalmak istemiyorsak, bugünden gerekli adımları atmak zorundayız. Üstelik dişlerimizi fırçalarken suyu sürekli açık bırakmamak, su akıtan muslukları zaman kaybetmeden tamir ettirmek ve küveti doldurmak yerine duş almak gibi günlük hayatta alınabilecek bazı basit ama etkili önlemlerle büyük bir fark meydana getirmek mümkün.

ATIK SUYU DÖNÜŞTÜRMEK

Sağlıklı ve temiz suya bağlılığımız böylesine fazlayken gezegenimizde miktarı giderek artan atık suların arıtımı ve geri kazanımı da doğal olarak sürekli gündemimizdeki yerini koruyor. Peki, hayatın neredeyse her alanında durmaksızın kullanılan su, nasıl ve ne şekilde geri dönüştürülüyor? Esasında ev içinde temizlik gibi günlük işlerde veya endüstriyel amaçlarla kullanılması fark etmeksizin su arıtımı; genellikle fiziksel, biyolojik ve kimyasal olmak üzere üç kategoriye ayrılıyor.

YAŞAMIN KAYNAĞINI DÖNÜŞTÜRMEK: ATIK SU ARITIMI VE GERİ KAZANIMI - ENERJİ - Mono – Ortadoğu Holding Kurumsal İletişim MecrasıKULLANILAN YÖNTEM ÖNEMLi

Su üzerine herhangi bir bakteri veya kimyasal madde uygulanmadan yapılan işlemler fiziksel arıtma olarak adlandırılıyor. Mekanik yöntemlerle gerçekleşen fiziksel arıtma sırasında atık suyun içerisinde bulunan yağlar ile diğer maddeler, palet ve ızgaralar yardımıyla ayrıştırılıyor. Endüstriyel ve evsel atık suların çeşitli bakteriler sayesinde dönüştürülmesine de biyolojik arıtma ismi veriliyor. Suya karıştırılan kimyasalların desteği ile gerçekleşen işlemler ise kimyasal arıtma olarak geçiyor.

SÜREÇ NASIL İŞLIYOR?

Suların arıtılması ve işlenmesi için seçilen yöntem üzerinde belirleyici bazı etmenler var. Bunları genel olarak atık suyun genel karakteri, çıkış suyunun zehirlilik miktarı, maliyet ve konum gibi başlıklar altında incelemek mümkün. Özellikle çevre koşullarına bağlı olarak en ekonomik seçeneğin tercih edilmesi oldukça önemli sayılıyor. Nitekim suyun dönüştürülmesi sürecinde pek çok alternatif bulunsa da genellikle bunlardan sadece biri maliyet konusunda avantaj sağlıyor.

DETAYLI ARAŞTIRMALAR VE İNCELEMELER YAPILIYOR

Suların geri dönüştürülmesi için kurulan tesislerde hedeflenen arıtma düzeyine ulaşmak için çoğunlukla birden fazla yöntem uygulanıyor. Buna karşılık mevcut seçenekler arasında hangisinden daha fazla verim elde edileceğini belirlemek önemli. Bu amaçla henüz tesis kurulmadan önce son derece detaylı araştırmalar ve incelemeler yapılıyor. Ayrıca işletme içinde kullanılacak malzemeler ile ekipmanların kalitesi ve genel olarak arıtma sürecinin giderleri, tesisin kurulumundan işletilmesine kadar her aşamada göz önünde bulunduruluyor.

YAŞAMIN KAYNAĞINI DÖNÜŞTÜRMEK: ATIK SU ARITIMI VE GERİ KAZANIMI - ENERJİ - Mono – Ortadoğu Holding Kurumsal İletişim MecrasıYETKiN VE BiLGiLi PERSONEL ŞART

Atık su arıtımının genel olarak epey zahmetli ve yüksek maliyetli bir iş olması, kuşkusuz bu alanda adımların çok daha dikkatli atılmasının başlıca nedenlerinden. İşletmelerin özellikle süreci yöneten personel konusunda seçici davranması gerekiyor. Daima alanında uzmanlığını kanıtlamış çalışanların tercih edilmesi ile süreç güvenli bir şekilde yürütülebiliyor. Üstelik bu sayede alınan toplam verimde de büyük oranda artış sağlanıyor. Özellikle yeni kurulan tesislerde tam kapasiteli arıtma işlemlerine geçmeden gerekli testlerin yapılması, sonradan oluşabilecek problemleri engellemek adına hayati öneme sahip. Örneğin; çökeltme havuzları ve ızgaraların uzmanlarca belirli periyotlarla denetlenmesi, gelecekte yaşanabilecek sorunları önleyebiliyor.

DAHA FAZLA VERiMLiLiK MÜMKÜN

 Arıtmada kullanılan ekipman bakımlarının düzenli olarak gerçekleştirilmesi, verimliliği artıran başlıca etmenlerden. Bu amaçla süreç üzerinde büyük etkisi bulunan makinelerin, pompaların ve motorların incelenmesi ile denetimlerin kayıt altına alınarak raporlanması son derece mühim. Ayrıca tesislerde yapılan denetlemeler sayesinde eğer varsa önceki dönemlere kıyasla yaşanan performans düşüşleri de kolaylıkla görülebiliyor. Böylece eğer gerekirse üretim sürecini destekleyecek adımlar kolaylıkla atılabiliyor.

 SIFIR ATIK PROJESI GiDEREK YAYILIYOR

Türkiye’de son yıllarda çevre bilincini artırmak adına atılan önemli adımlardan biri, kuşkusuz Sıfır Atık Projesi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan öncülüğünde başlatılan proje, doğal kaynakların korunması ve dönüştürülmesi konusunda ülkemizde bugüne dek yürütülen en geniş kapsamlı çalışmalar arasında yer alıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülen proje ile şimdiye kadar binlerce öğrenciye "sıfır atık farkındalık eğitimi" verildi. Zaman içinde tüm yurt geneline yaygınlaşması amaçlanan eğitimlerin yanı sıra okullara yerleştirilen "Atık Yönetim Sistemi" geçilmesi için yürütülen proje; hastaneler, terminaller, iş yerleri, okullar, alışveriş merkezleri, oteller ve restoranlar başta olmak üzere pek çok kurum ve kuruluşu kapsıyor. Üstelik odak noktalarının belirlenmesi, mevcut durum tespiti, planlama, ihtiyaçların saptanması ve temini, eğitim ve bilinçlendirme, uygulama ve raporlama gibi aşamalardan oluşan Sıfır Atık Projesi ile kısa sürede önemli geri dönüşler alındı bile. Proje kapsamında bugüne kadar 18 binden fazla kamu kurum ve kuruluşunda çalışmaların yürütüldüğü biliniyor.

42 MiLYON AĞAÇ KAZANDIRILACAK

Çevreye duyarlılık konusunda farkındalığı büyük ölçüde artırmayı amaçlayan Sıfır Atık Projesi sayesinde 2023 yılına kadar yurt dışından ham madde ithalatının sona ermesi öngörülüyor. Bu sayede cari açığın azaltılmasına katkı sağlanması amaçlanıyor. Proje kapsamında bir yılda 31 milyon tondan

fazla atığın toplanarak işlenmesi ve 100 bin kişinin doğrudan istihdam edilmesi planlanıyor. Ayrıca 42 milyon ağacın doğaya kazandırılması, 69 milyon metreküp daha az su kullanımı, 585 milyon kilogram daha az sera gazının doğaya salınması, 20 milyar kWh elektrik tasarrufu ve toplamda yıllık 13milyar TL’lik katma değer hedefleniyor.

YAŞAMIN KAYNAĞINI DÖNÜŞTÜRMEK: ATIK SU ARITIMI VE GERİ KAZANIMI - ENERJİ - Mono – Ortadoğu Holding Kurumsal İletişim Mecrası

 

MARKETLERDE POŞET KULLANIMI %80 AZALDI

1 Ocak 2019’dan itibaren başlatılan uygulama ile marketlerde poşetler için 25 kuruş ücret alınması da bu alandaile atıkların henüz kaynağındayken ayrıştırılması hedefleniyor.

AMAÇ HER ALANDA İSRAFI ÖNLEMEK

Doğal kaynakların çok daha etkin bir şekilde kullanılması ve israfın önüne atılan en büyük adımlar arasında gösteriliyor. Ülke çapında hâlen devam eden uygulama, çevre bilinci kazandırmak adına daha şimdiden sonuç vermeye başlamış görünüyor. Doğal kaynaklarımızın korunması konusunda duyarlı pek çok vatandaş tarafından desteklenen ücretli poşet uygulaması sayesinde yılbaşından beri yurt genelinde plastik poşet kullanımı yüzde 80 azalmış durumda.

BEZ ÇANTA KULLANIMI YAYGINLAŞTI

Artık pek çok market ve mağazada birden fazla kez kullanılabilen dayanıklı malzemelerden üretilmiş çantalar satılıyor. Böylece isteyenler poşet yerine bunları tercih ederek daha sonra yapacakları alışverişlerde de kullanabiliyor. Ekmek, meyve ve sebze gibi gıda ile doğrudan temas eden daha ince poşetlerden ise ücret alınmıyor. Üstelik son derece başarılı bir şekilde devam eden ücretli poşet uygulaması sadece marketlerde değil, pek çok mağazada da geçerli.

BAZI ÜLKELERDE YILLARDIR YASAK

Türkiye’de bir süredir ücret karşılığında satılan naylon poşetler, Litvanya ve İtalya başta olmak üzere bazı ülkelerde tamamen yasaklanmış durumda. Fransa’da bazı bölgelerde yasak uygulanırken, bazı yerlerde para ödenerek satın alınabiliyor. İngiltere ise bu konuda bir adım daha ileri giderek plastik kaşık, pipet ve kulak çöpü gibi malzemelerin satışını da tamamen yasaklamaya hazırlanıyor. Resmî kaynaklardan açıklanan verilere göre ülkede her yıl 5 milyon civarında pipet, yaklaşık 400 milyon plastik kaşık ve neredeyse 2 milyon kulak temizleme çubuğu kullanılıyor. Makedonya, Arnavutluk ve Güney Kore’de de tıpkı İtalya ve Litvanya gibi plastik poşete izin verilmiyor. Ayrıca Letonya, Yunanistan ve Slovenya’da da bir süredir ülkemizle benzer şekilde plastik poşetlerden ücret alınıyor.